2015 – Yine Yeni Yeniden.

2015'i Dubai'de balayımızı yaparken karşılamıştık. Her yeni yıl gibi birçok yenilik ve bilinmezlikler barındırdığını biliyordum açıkçası. Ancak 2015'in, 31 yıllık yaşantımda hayatımı bu kadar derinden etkileyen önemli yıllardan biri olacağını ise yaşamadan tahmin edemezdim doğrusu.

Yeniden ülke değiştirmek, yeniden iş değiştirmek, yeniden ev kurmak, yeniden düzene alışmak, yeniden araba almak, yine yeni yeniden bir yıl 2015.

2014 yılı için bir karne yazmamıştım ve açıkçası bu kendi karneme eksi olarak yazıldı. Bu sebeple 2015'i  es geçmek istemedim.

2015'i nasıl bilirdin diye sorarsanız eğer kesinlikle şu iki kelime gelir: Yeni ve Bilinmezlik.

2015'in ilk gününü sevgili karım ve canım kuzenimle Dubai sahillerinde yüzerek geçirmiş ve devam eden süreçte havaalanında 12 saat rötar yedikten sonra karlar altındaki Minsk'e dönebilmiştik.
Dubai'de başlayan ve Minsk'e dönünce tamamlanan süreç sonucunda tam 8 sene çalıştığım eski şirketim Turkcell'e yolları ayırmış ve yeni hayatımızı düzene sokmak üzere Türkiye'ye temelli dönmeye karar vermiştik.

Ocak ayı genellikle Şubat ayında yapacağımız büyük seyahate hazırlanmakla geçti. Dile kolay tek kişi gelip 3 kişi dönüyordum Belarustan. Özellikle Pera'nın evraklarının ve diğer detaylarının hazırlanması baya meşakatli oldu.

Şubat ayında Minske veda turlarını atarken bir yandan da Türkiye ile flört halinde eski aşkı tazeliyordum. Hem ev hem de iş konularını halletmek için İstanbul'a gelip gerekli işleri hallettim.

Velhasıl, gün oldu devran döndü ve biz Birlik ailesi olarak 21 Şubatta Minskten İstanbul'a göç ettik. En çok yıprananımız ise Pera oldu bu seyahatte.

Elbette ilk başta sevdiklerimizin yanında sığınmacı olarak yerleştik ama sonrasında hummalı bir ev-iş-araba sorunlarını çözmekle uğraştık. Hepsini de en hızlı şekilde Mart ayı sonu ile halledip önce Kırmızı arabamızı alıp sonrasında da 8 Nisan'da yeni bir kariyer adımı olarak TeliaSonera'da çalışmaya başladım.

Mart ayının bir önemi ise Natinin ilk Fenerbahçe maçında bir GS galibiyeti almış olmasıydı. :)

Nisan ayı ise yeni ofise, yeni iş arkadaşlarına, yeni işe alışmakla geçti. Yeni işin vaad ettiği en önemli noktalardan biri de yeni yeni ülkeler görecek olmamdı ki bu durum beni çok mutlu ediyordu.

Akranlarımızın evlilik çağına girmesiyle birlikte evlilik açısından en bereketli yıl 2015 oldu. Açılışı canım arkadaşım Barış'ın düğünü ile Mayıs ayı başında Ankara'da yaptık.

Mayıs ayı içerisinde bu seneki ilk iş seyahatlerimi de Gürcistan ve Moldova'ya gerçekleştirdim.

Haziran açılışını ise Kazakistanın başketi olan Almatiye giderek yaparken Haziranın ortalarında canım yegenim artık büyük adımlar atmak üzere ortaokuldan mezun oluyordu.

Hemen ardından çoook önceden planladığımız tatilimiz için Belarustan sevdiğimiz kimseler bize İstanbulda katıldılar ve İstanbulda birkaç gün geçirdikten sonra Antalyaya gidip idare eder bir tatil geçirdik. Tatili geçirirken ise talihsiz bir şekilde anne baba olma hayallerimizi biraz daha ötelemek zorunda kaldığımızı öğrendik.

Temmuz'da ise abim ve yegenimle birlikte hayatlarımızda ilk defa kamp yapmaya gittik. Kabul edelim İnönü yaylasındaki ilk tecrübemiz çok iyi sayılmazdı ama bu daha başlangıçtı.

Yapılan trasnferler sonrası çok gaza gelip yıllar sonra gidip kombinemi aldım ve yeniden mabedin yolunu tutmaya hazırdım. Temmuz mabede döndüğüm aydır.

Temmuz ayı hayatımda yaptığım en organize ve büyük sürprizi yapmak üzere bayram tatilini kullanarak Belarus'a yaptığım ziyarete de ev sahipliği yapmıştı.

Ağustos ayı ise hem bizde hem de Dünyada çok sıcak geçiyordu ve biz de daha sıcağı görmek üzere Özbekistana gittik Fırat ve Erdinçle. Çok çok güzel bir şehirmiş Taşkent.

Ağustos ayı sonunda ise eşimin ısrarla istediği Tarkan konserini dinlemek üzere Harbiye açık havadaydık.

Eylül ayı ise tam bir curcuna ayıydı. Düğün düğün düğün düğün! Ferit, Berk (2X) ve Koçak'ın düğünleri için Urfa, İstanbul, Ordu, Adana, Osmaniye gezerek 4 haftada 4 düğüne katıldık!  Sadece düğünler için bile ekstradan bir yazı yazılır :)

Eylül ve Ekim ayları şirketimizde olan bitenin artık ayyuka çıkması ve kariyer planları açısından yeni arayışlara girmemize sebebiyet veren gelişmelere sahne oldu.

Kasım ayı ise ülkemiz ve bölgemiz açısından çok karışık zamanları gördüğümüz bir ay oldu. Yıl sonu yaklaşırken artık İstanbul yaşamına alışmış ve geleceği daha sık düşünüyorduk. Kasım ayının güzel kısmı ise yine Belaruslu dostlarımızın ziyaretimize gelmeleriydi.

Ama en önemli Kasım ayı olayı ise yine ani bir kararla gitmeye karar verdiğimiz Macaristanın başkentine Budapeşteye gitmemizdi. Çok güzel bir şehire çok kısa bir seyahat düzenledik. Sanırım tekrar gideriz en kısa zamanda.

Yılın soy ayında ise en önemli anı yıllardır istediğim bir şehri görmek oldu. Göl Hezerin kenarına Baküye gittim ve orada eski dostları görürken faydalı bir iş seyahati geçirdim. Çok iyi de oldu doğrusu.

Yılın son haftasını hastalıklarla uğraşarak geçirdik. Yıkmasa da salladı açıkçası son hafta ama ne derler; öldürmeyen acı kuvvetlendirir.

Sonuç itibariyle içinde normal bir insanın yıllar içerisinde yaşayacağı birçok tecrübeyi bulunduran dolu dolu ama gerçekten zor bir yıl oldu 2015.

Seni hiç unutmayacağım 2015 :)

Notun: 7/10