Köpekle uçak seyahati

Tam 4 yıldır yaşadığım Belarustan temelli dönüş yaparak Türkiye’ye geldim.

4 yıl önce giderken tek başıma gitmiş olsam da dönerken üç can olarak döndük.

Taşınmak zor zanaat ama zaten bugüne kadar defalarca taşındım. Ülke değiştirmek daha zor mevzu ama onu da en azından bir kere yaşadım. Gelin görünki evcil hayvan ile hiç seyahat etmediğim gibi yakın zamanda bu tecrübeyi yaşamış tanıdığım da yoktu.

Sosyal medya ve internete danıştığımda ise birbirinden çok farklı bilgilere ulaştım.

Kimileri çok çok sıkı kontrol olduğunu yazarken kimileri de pek fazla ciddiye alınacak bir konu olmadığından dem vuruyorlardı.

Velhasıl okuduklarımızdan ve araştırdıklarımızdan öğrendiklerimizi bir araya getirerek uçmayı planladığımız tarihten 35-40 gün önce başladık hazırlıklara.

Biz bu seyahati  kafamızda 3 aşamaya ayırdık ve hazırlıkları buna göre yaptık.

1. Uçuş öncesi

2. Uçuş günü ve kalkış havaalanı

3. İniş havaalanı.

  1. Uçuş Öncesi

Uçuş öncesi yaptıklarımız şu şekildeydi:

  • Veteriner kontrolü ve uluslararası evcil hayvan pasaportunun hazırlanması

Yaşadığımız ülkenin kurallarına göre bağlı bulunduğumuz bölgesel veteriner kliniğine başvurduk ve onlardan uçuş için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettik.

Öncelikle köpeğimizin tüm aşılarını tamamladılar. Bir de uluslararası standartlara uygun Bayer marka bir çipi köpeğin boyun bölgesine yerleştirdiler.

Bu işlemlerden sonra ise kalkıştan bir gün önce havaalanındaki veteriner hekime sunulmak üzere bir rapor hazırladılar.

  • Uçak rezervasyonu

Rezervasyon çok önemli bir nokta zira her uçak kargoda köpek taşıyabilecek donanımlara sahip değil. Ayrıca bir uçuşta en fazla iki adet evcil hayvan taşınmasına izin veriliyor. Dolayısıyla ne kadar erken rezarvasyon yaparsanız o kadar az sorun yaşama ihtimaliniz oluyor.

  • Kafes alınması ve köpeğin bu kafese alıştırılması.

Köpek uçağın kargo kısmında uçacağı için kendi sağlığı ve güvenliği açısından kafeste gitmesi gerekli. 8 KGın (taşıma aparatı ile birlikte) üzerindeki evcil hayvanlar kabine alınmıyorlar ve sadece kargoda uçabiliyorlar. Bizim köpeğimiz Golden Retriever cinsi olduğu için kendisine içinde rahat edebileceği büyüklükte bir kafes satın aldık.

dog_cage crate73 × 75 × 104 cm ölçülerinde 11 KG ağırlığında bir kafesi uçuşa bir ay kala alıp eve yerleştirdik.

Bu bir ay içerisinde ise öncelikli olarak demonte halde (sadece açık gri kısmı) köpeğimizi kafesin içine girecek şekilde teşvik ettik ve her girişinden sonra ödül maması ile ödüllendirdik.

Bu aşamaya iyice alışınca bu sefer kapıyı monte etmeden aynı işlemleri yaptık. Artık kafesin varlığına iyice alışmıştı.

Son birkaç günde ise kapıyı da monte ettik ve içeriye girdikten sonra kafesi kapattık. İlk başlarda 2-3 dk içerde tuttuk sonra ise bu süreyi uzattık.

Ayrıca bizim son gün aklımıza gelen bir detayı bahsetmekte fayda var. Birçok köpek sahibi köpeklerine hiçbir zaman ağızlık takmıyorlar. Biz de hiç takmamıştık. Son akşam aldığımız ağızlığa köpeğimizi bir türlü alıştıramadık. Havaalanlarına ağızlık takılmadan köpeklerin girmesine genellikle izin vermiyorlar. Bu detayı unutmayın. (Ben ağızlıkla soktum ama sonra havaalanında çok daha hırçınlaştığını ve ağızlığı çıkarmak için debelendiğini görünce çıkarttım. Kimse de bişey demedi :) )

  1. Uçuş günü ve kalkış havaalanı

Uçuş günü veterinerin bilgilendirmesi ile çok az yemek ve su verdik köpeğimize ve mümkün olduğunca tuvalet ihtiyacını görebilecek şekilde gezdirdik.

16515_10155223129930384_3276898351054946878_nHavaalanına gittik ve direkt olarak havaalanındaki veterineri ziyaret ettik ve veteriner yaklaşık 15 dk içerisinde köpekle hiç temas etmeden, kontrol etmeden sadece uzaktan bir bakış atarak evraklarımızı aldı ve uluslararası veteriner sertifikasını hazırladı. Bu ve diğer işlemlerin uzun sürebileceğini düşünerek havaalanına uçuştan 4 saat önce gittik.

Sonra check-in masasına giderek köpeğimizin işlemlerini mümkün olduğunca geç yapmalarını istedik. Böylece Pera bizimle daha fazla dolayısıyla kafeste daha az süre geçirecekti.

Check-in işlemlerinin kapanmasına birkaç dakika kala tekrar kontuara gittik ve önce Pera’yı bagajların tartıldığı yere çıkarttılar ardından da kafesi aynı şekilde tartarak toplam kiloyu öğrendiler. Kafesle beraber 47 KG geldi toplamda. Bu arada en sevdiği oyuncağı olan havlusu ve keserek küçülttüğümüz yatağını da kafesin içine koyduk ki hem rahat olsun hem de etrafında bildiği kokular olsun.

Havayolları kargoda taşınan evcil hayvanlara ekstra bagaj tarifesi üzerinden bilet kesiyorlar. Bizim uçuş parkurumuzda bu ücret KG başına 5 Eruo idi.

Screen Shot 2015-03-10 at 10.39.28Devamında ödeme yapıldı ve Pera’yı kafese koyduk. Sonra bir görevli geldi ve köpeğimizi teslim alıp uçağa götürdü. Bu süreçte bir iki kere bize dökümanlarımızın olup olmadığı soruldu ama kimse ne dökümanları ne de çipi kontrol etmedi.

Birçok yerde bu aşamada köpeğe sakinleştirici ilaç yada damla verildiğini okuduk. Ancak yine birçok kaynakta da bu ilaçların köpeğin nefes almasını engelleyebilecek yan etkileri olabileceğini de okuyunca risk almamak için ilaç vermedik. (Bu konuyu iyice araştırmakta fayda var. Bana kalırsa biz daha kapsamlı bir araştırma yapabilirdik)

Bu arada hem kafesi hem de köpeği gümrük kontrolünden geçirmek gerekliydi. Zira kafes içerisinde kanuna aykırı maddeler taşınabilirdi ama gümrükteki görevli şöyle bir uzaktan baktı ve benim için uçmasında sakınca yok dedi. Sağolsun :)

Sonraki süreçte uçağa bindik ve hem uçuş ekibine hem de pilota kargo kısmında köpeğimizin olduğunu hatırlattık. Her ne kadar haberleri var olsa da biz yine de sağlamcı hareket etmek istedik. Zira kargo kısmının havalandırılmasının çalışır durumda olması gerekli olduğunu öğrenmiştik.

  1. İniş Havaalanı

Uçuş sorunsuz bir şekilde geçti ve iner inmez hızlıca pasaport kontrolünden geçip köpeğimizi teslim alacak yeri öğrenmeye çalıştık.

Atatürk Havalimanında evcil hayvan teslim noktası kayıp bagaj teslim noktası ile aynı yerde. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra bagaj teslimi için ya sağa ya sola devam etmeniz gerekir. Evcil hayvanınızı alacağınız yer için sağa devam etmelisiniz. Sanırım 8 (ya da 9) numaralı bagaj kemerinin olduğu yerde.

Yaklaşık bir 20 dakika bekledik. Geldiğimiz tarihten önceki iki üç gün de hava muhalefeti dolayısıyla inanılmaz bir yoğunluk vardı havalimanında ve bu yoğunluk yüzünden bu kadar beklediğimizi söyledi bize oradaki güvenlik arkadaş.

Sonra elle itilen bir araba üzerinde kafesiyle birlikte kızımız geldi. Hiçbir kimse ne dökümana ne çipe bakmadı. Bu köpek sizin mi diye soran dahi olmadı. Elektrik süpürgesinden deli gibi tırsan köpeğimiz elbetteki uçakta biraz travmatik zamanlar geçirdiği için bizi görünce korkudan, kızgınlıktan ve elbetteki sevinçten baya bir ağladı havaalanında ama eve gelip farklı lezzetleri tadınca ve evdeki herkesten sevgi dokunuşları alınca bir iki günde kendini çok hızlıca toparladı.

Zor bir süreç ama iyi hazırlanınca sorunsuz atlatmanız gayet olası.

Ekstra aklınıza takılan soru olursa lütfen yorumlara yazın, bilgim dahilinde ise seve seve yanıtlarım. :)

 

    Related Posts
    Ne varsa..
    Urfayi ziyaret etmek icin 63 sebep
    1 Comment
    • […] hazırlanmakla geçti. Dile kolay tek kişi gelip 3 kişi dönüyordum Belarustan. Özellikle Pera’nın evraklarının ve diğer detaylarının hazırlanması baya meşakatli […]

    Leave a Reply

    Pingbacks

    1. […] hazırlanmakla geçti. Dile kolay tek kişi gelip 3 kişi dönüyordum Belarustan. Özellikle Pera’nın evraklarının ve diğer detaylarının hazırlanması baya meşakatli […]