Son bir uzun hava!!!

Dünyaya gözümü açtığım evde; kasnaklı klasik bir teypten, canlı ses kayıtlarınla, türkülerini dinleyerek büyüdüm ben.

Seni ilk olarak canlı dinlediğimde ise, hayatımda yaşadığım en büyük kalp ağrısını yaşıyordum.

Kalbin acısı ve seni dinlemenin keyfi ile gözümden yaşlar dökülürken, ağzım kulaklarıma varıyordu.

İlk defa biri beni; hem mutluluktan, hem de kederden ağlatabilmişti be İbo!

Seni sevenler kadar, sevmeyenler de var. Ama bugün Türkiye’nin hangi şehrinde, mahallesinde, sokağında yaşarsa yaşasın; statüsü, geçmişi, eğitimi ne olursa olsun, herkes ama herkes şarkılarında ya hüzünlenmiş, ya da eğlenmiştir.

Onlar; seninle Kıble’ye dönüp ellerini açmışlardır, ya da seninle nankör kedilere isyan etmişlerdir. Olmadı; terkedip gidenler için o tek bir dileği, “Mutlu Ol” yeteri, seninle tutmuşlardır ya da Urfa’nın etrafındaki dağların dumanlarında seninle efkarlanmış, gurbet acısı çekmişlerdir. 'Caney caney caney'i tribünlerde taraftarlar seninle söylemiş, 'dam üstünde sallanan memeler'le seninle eğlenmişlerdir.

Senin ayıbın; iyiliğin, günahın, sevabın sana kalsın ama sen o eşsiz sesinle bu ülkenin tüm yurttaşlarının duygularında titreşime sebep olmuşsundur İbo!

Şimdi zor durumdasın. Kalleşliğe geldin. Bir daha bizlerle olup olamayacağın bile meçhul...

Yüzlerce milyon insanın yüreğinde yarattıkların için, yüce yaradandan ?bir tek dileğim var?:

Son bir uzun hava daha oku yeter!