8 Mart! ? Iyi ki varsiniz

Bugün, Dünya Emekçi Kadınlar günü.

Bu yıl, 100. defa kutlanıyor. Umarım daha nice yüz yıllar boyunca kutlanır.

Hepimiz birer ananın evladıyız ve hepimiz birer kadının elinde yoğrulduk.

Kadınların öneminin anlaşılamadığı toplumlar her daim geri kalmaya mahkum gibi görünüyor bana.

2008 yılı Ekim ayında yazdığım bir yazıyı bugün yeniden paylaşma gereği duydum.

Yazının son kısımlarında yer alan Atamızın sözü üzerine ise sayfalarca analiz yapılabilir, yazılar yazılabilir.

Günün Sonu:

İyi ki varsınız!!

 

Ekim - 2008

Bir bakın etrafınıza.. Sonra biraz daha uzaklara bakınız.. Sonra biraz yukarılara çıkıp, seyre durun alemi?

Etraftan başlayalım?

Camdan klaksiyon sesleri geliyor, hemen ardından bağrışmalar ve küfürler? Sesler gayet bariton ve cinsiyetlerini hemen belli ediyor.

Gecenin bir yarısı tıkırtılar duyuluyor bir evde, ev sahipleri kalkmaya korkuyor.. Sesler kesilince, uyandıklarında pahada ağır her şeyin uçtuğunu ve yerde ki çamurlu ayak izlerini görüyorlar. Nerden baksan 45 numara.. Hırsızın cinsiyetini ele veriyor her şeyden önce?

İş yerinden çıkıyorum, üzerime üzerime bir kaç tip geliyor ve sigara istiyorlar. Biri benle konuşurken diğeri göbeğini kaşıyor ve yine hangi cins olduğunu belli ediyor.

Yolda yürürken karşıdan bir amcam geliyor ve boğazını bir hoş sada ile temizleyip, imzasını yere çakıyor. Yaşam alanlarını çizmek isteyen vahşi hayvanlarda olduğu gibi kokusunu, izini bırakıyor.

Sonra, biraz daha uzaklara bakmaya çalışıyorum. Gözüme silahlar ilişiyor ve bu silahları alıp satan tacirleri görüyorum. Yine yeniden aynı cins insanlar?

Az önce gördüğüm kalaşnikofu -ki bu silahı ve diğer tüm emsallerini de üreten yine aynı cins- şimdi bir başka er kişinin bir canı almak üzere kullandığını görüyorum.

Diğer yönlere göz ucuyla bakıyorum.

Kuma gömülmüş bir insan var orada.. Etrafında ise hem olmayan cinsleri var o zavallının. Recim ediyorlar, taşlayarak öldürüyorlar?

Dayanamayıp başka yönlere kaçırıyorum gözlerimi. Yolsuzluklar listesi sıralanıyor önüme. Neredeyse hepsi yine XY kromozomlu arkadaşlar.

Semaya çıkıp seyre devam ediyorum. Ama bu sefer geçmişi, çok geçmişi seyreyliyorum ve ilk insanları görüyorum. İlk cinayete tanık oluyorum dünya üzerinde. İlk defa bir insanın kanı diğer bir insan tarafından akıtılıyor.
Hem de kardeş kanı.. Habil ve Kabil de birer erkeklerdi?

Sonra kulağıma bir söz fısıldanıyor ve bugüne geri dönüyorum. Ancak sözler Cumhuriyetin ilk yıllarından geliyor?

?İnsan topluluğu, kadın ve erkekten mürekkeptir? Kabil midir ki, bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de, kütle ilerleyebilsin?

Kadın denen varlık olmasaydı bu dünyanın yaşanabilir olması imkansız olurdu.

İyi ki varsınız!!!

 Yazının Orjinali