Cocuk oyunu

küçükken oyandığımız oyunları düşündünüz mü hiç?

kim buluyordu o oyunları? kim koyardı kurallarını? ya da adlarını kim belirlerdi?

bu iş için çalışan bir ekip, komite falan mı vardı acaba? devletin görevlendirdiği yurt genelinde iş gören ve adı
"türk çocuk oyunlarını geliştime, zenginleştirme ve yaygınlaştırma kurumu..." olan bir grup insan evladı vardı sanki...

hangi oyunlar oynanırdı sokaklarda? aç kapıyı bezirgan başı, yakar top, kulaktan kulağa, saklambaç, yerden yüksek, köşe kapmaca vs..

herşeyden önce sokakta arkadaşarla oyun oynayabilme şansına erişen son nesillerden olduğumuzu unutmamak lazım..

bir çok farklı beceriyi kazanırdık sokakta oyun oynarken.. şimdiki Playstation ve Wii çocukları ne yazık ki mahrumlar bu gibi birçok şeyden..

gelin bakalım ne gibi güzellikler (!!) öğretilmiş bize bu nadide oyunlarda üstü kapalı şekilde..

Aç Kapıyı Bezirgan Başı:  Şimdi efendim bu oyunun en kilit noktası kapıdan geçmektir.. Kapıdan geçemeyenin vay haline :) Kapıdan geçebilmek için birşeyler vermemiz gerektiğini öğrendik bu oyunda biz.. Kapı hakkı ne alırsın diye sorduk bezirganbaşına... Bugün polis çevirmesinde, tapuda, belediyede ve bilimum yerde  bir çok kapıdan geçmek için bir hak (!) ödememiz gerektiğini ozamanlar öğreniyorduk biz...

Yakar Top: bu oyunda en kritik nokta ise havadan olanca hızıyla gelen topu yakalamaktır. Peki bu oyunun ana öğretisi nedir?

Hayatta karşılaştığımız bir çok tehditi iyi yer alarak, zamanlamayı iyi yaparak fırsata dönüştürebileceğimizi öğrendik bu oyunda...

Kulaktan Kulağa: Bu oyun ise dedikodunun ne denli akıl almaz şekilde yaygınlaşıp dönüp dolaşıp sana geleceğini öğretmiştir bizlere...
Sen "Ankara Ankara güzel Ankara" dersin... laf kulaktan kulağa gidip senin kulağına "senin ki benden kara" diye gelir...

Yerden Yüksek: Ben bu oyunu çok severim birader... ortalama bir yerden yüksekte olan kişinin nasıl imtiyazlı nasıl ulaşılmaz nasıl dokunulmaz olacağını gözüne gözüne sokar bu oyun.. ondandır ki durmadan birilerinin sırtına basarak bir adım yükseye çıkmaya çalışan bir ahali olduk biz...

ve gelin gelelim Köş Kapmacaya..

bugün bu oyunu oynamış er ve hatun kişilerin neredeyse tamamı bir köşe kapma derdindedir.. sırtını bir köşeye yaslayıp kıçını sağlama alma peşindedir.. kapacağı köşeyi kapatabilmek için ise nice bezirganbaşlarını yağlarken nice garibanın da sırtına basmayı ihmal etmez hem de:)

şaka bir yana sokakta oynamak güzeldir.. kan-ter içinde kalmak, tozlar içinde oyun oynamak, yeri gelince düşmek, kanamak, ağlamak, yenilmek... bunlar hep güzeldi..

ne şanslıyız ki oynayabilmişiz mahalle arkadaşlarımızla... yazık oluyor şimdi ki ufaklıklara...